tarımenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,3565
EURO
34,4292
ALTIN
2.435,74
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C

Deprem bölgesinde salgın hastalık riskine karşı hijyenik önlemler arttırılmalı

İstinye Üniversitesi (İSÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Ecder, afetler devamında yaşanabilecek önemli sorunlardan birinin de salgınlar olduğuna dikkat çekerek hijyenik önlemlerin alınmasının önemini vurguladı.

Deprem bölgesinde salgın hastalık riskine karşı hijyenik önlemler arttırılmalı
16.03.2023 11:40
0
A+
A-

İstinye Üniversitesi (İSÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Ecder, afetler devamında yaşanabilecek önemli sorunlardan birinin de salgınlar olduğuna dikkat çekerek hijyenik önlemlerin alınmasının önemini vurguladı. Ecder, depremzedelere temiz su ayrıca yiyecek ulaştırılması, barınma yerlerinin temizliğinin sağlanmasının enfeksiyon ayrıca salgın riskini azaltacağını ifade etti. Ve depremzedelerde yoğun psikolojik sorunlarla karşılaşılabileceğine de göze çarpan Ecder, “Depremi yaşayan kişilerde en sık görülen rahatsızlıkların akut stres bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, uzamış yas ayrıca deliriumdur. Bu nedenle deprem bölgesine psikiyatrik destek verilmesi çok önemli,” dedi.

Türkiye’yi derinden sarsan depremler sonrası bazı depremzedeler başka şehirlere göç ederken, bazılarıysa deprem bölgelerinde kurulan konteyner kentlerde ayrıca çadırlarda yaşamlarını sürdürüyor. Deprem bölgelerinde salgın hastalık riski ayrıca enkaz altından kurtarılan depremzedelerde yaşanabilecek akut böbrek yetersizliği ayrıca psikolojik sorunlar gibi hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. İstinye Üniversitesi (İSÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Ecder, deprem bölgesinde yaşanabilecek salgın riskine karşı
 hijyen önlemlerinin alınması gerektiğine dikkat çekti. Depremi yaşayan kişilerde en sık görülen rahatsızlıkların akut stres bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, uzamış yas ayrıca delirium olduğunu belirten Ecder, deprem bölgesine psikiyatrik destek verilmesinin önemini vurguladı. 

“Enkaz altında kalanları bekleyen önemli bir sorun da akut böbrek yetersizliğidir”

Depremden sonra depremzedelerde oluşabilecek sağlık sorunlarına değinen Prof. Dr. Tevfik Ecder, şöyle konuştu:

“Deprem sonrasında, depremin şiddetine ayrıca etkilenen bölgenin altyapısına göre değişen düzeylerde sorunlarla karşılaşılır. Enkaz altında kalan insanların bir kısmı deprem sırasında almış oldukları ölümcül travmalar nedeni ile hayatlarını kaybederler. Bazı depremzedelerin ise enkaz altında kalan vücut bölümleri ağır hasar görmüş olabilir. Bu şekilde kurtarılan ayrıca hastaneye sağ olarak ulaştırılabilen hastaların hasar görmüş kol veya bacaklarının ampüte edilmesi gerekebilir. Bu durum, bu hastaları sadece fiziksel açıdan etkilemekle kalmamakta, psikolojik olarak ciddi bir travmaya da yol açmaktadır. Deprem devamında enkaz altında kalan hastaları bekleyen önemli bir sorun da akut böbrek yetersizliğidir. Enkaz altında kalarak ezilen kol ayrıca bacak gibi uzuvların hasar gören kas dokularından açığa çıkan bazı maddelerin böbreğe toksik etki göstermesi burada önemli bir rol oynar. Bu tabloya ‘ezilme sendromu’ adı verilir. Kişinin uzun süre susuz kalması bu olayın gelişmesini kolaylaştırır. Kaslardan açığa çıkan maddeler arasında potasyum da vardır. Potasyumun kanda hızla yükselmesi ani ölümlere neden olabilir. Kişinin enkazdan kurtarılmasından hemen sonra görülebilen ani ölümlerin temel sebebi kaslardaki potasyumun kana karışarak hızla yükselmesidir. ‘Kurtuluş ölümü’ adı verilen bu dramatik olayın önlenmesi için kurtarma işlemi sırasında hastanın bir eline, koluna ya da ayağına ulaşıldığında (vücudun tamamen kurtarılmasını beklemeden) acil olarak damardan sıvı verilmeye başlanmalıdır. Bir sağlık kuruluşuna sağ olarak ulaştırılması mümkün olan bu ezilme sendromlu hastalar diyaliz tedavisine alınarak hayatta tutulurlar. Çoğu kez günler içinde böbrek fonksiyonları kendiliğinden düzelen bu hastalara bu süre boyunca diyaliz tedavisi desteği verilmelidir. Ezilme sendromuna bağlı akut böbrek yetersizliği gelişen bu hastaların az bir oranında ise böbrek fonksiyonları düzelmez ayrıca bu nedenle de kişi kronik diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabilir.”

“Kronik diyaliz tedavisi gören hastalar için acil önlemler alınmalı”

Yaşanan afet devamında kronik hastalıkları bulunan kişilerle ilgili alınabilecek önlemler özelinde da bilgilendirme veren Ecder, şöyle devam etti:

“Afet sonrasında, yaşanan afet ile ilgili sağlık sorunlarına ek olarak kronik hastaların hastalıkları ile ilgili sorunlar da dikkate alınmalı. Kronik hastaların tedavileri hiçbir şekilde aksamamalı. Bu hastalar için acil önlemler alınmalı. Deprem bölgesindeki diyaliz merkezleri yıkılmış veya ciddi derecede hasar görmüş olabilir. Diyaliz merkezinde görevli olan hekim, hemşire ayrıca diğer sağlık personeli depremden zarar görmüş olabilir veya merkeze ulaşamayabilir. Bu durumda o bölgeye en yakın olan diyaliz merkezlerine ulaşım gerekir. Ve enkaz altından çıkarılan ayrıca akut böbrek yetersizliği nedeni ile diyaliz tedavisi gereken hastalar da olacağından, diyaliz merkezlerinin iş yükü artabilir. Bu bölgelere ek sağlık personelinin getirilmesi ayrıca hastaların mümkün olabildiğince ayrıca güvenli bir şekilde başka merkezlere sevk edilmesi gerekebilir. Kronik hastaların kullanmakta oldukları ilaç tedavilerinde bir aksaklık yaşanmamalı. Toplumda sık karşılaşılan sağlık sorunları olan hipertansiyon, diyabet, kronik akciğer hastalığı ayrıca koroner kalp hastalığı gibi hastalıklar afet devamında kontrolsüz hale gelebilir. Bu nedenle deprem sonrasında, bölgeye başka yerlerden hekim ayrıca hemşire desteği verilmeli ayrıca yeterli miktarda ilaç ulaştırılmalıdır. Kronik diyaliz tedavisi görmekte olan hastaların diyalizleri aksayabileceğinden dolayı, bu hastaların daha sıkı diyet yapmalarının, özellikle olabildiğince potasyumdan fakir beslenmelerinin ayrıca sıvı alımlarının kısıtlamalarının hayati önemi vardır.” 

“Bölgede hijyenik önlemlerin alınmasının büyük önemi var”

Oluşabilecek salgın tehlikesi ayrıca enfeksiyon hastalıklarına da göze çarpan Prof. Dr. Ecder, “Afetler devamında yaşanabilecek önemli sorunlardan biri de salgınlardır. Bu nedenle hijyenik önlemlerin alınmasının büyük önemi var: Deprem sonrası yaşanan yıkımlardan dolayı altyapı da hasar görür. Su kaynaklarının kirlenmesi ayrıca kanalizasyon sisteminin hasar görmesi insan sağlığı için önemli risk oluşturur. Depremzedelere temiz su ayrıca yiyecek ulaştırılması, barınma yerlerinin temizliğinin sağlanması enfeksiyon ayrıca salgın riskini azaltır. Deprem sonrası verilen hizmetlerde bu konu dikkate alınmalıdır,” dedi. Depremzedelerde yoğun psikolojik sorunlarla karşılaşılabileceğine de değinen Ecder, sözlerine şunları ekledi: 

“Depremi yaşayan kişilerde en sık görülen tablolar akut stres bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, uzamış yas ayrıca deliriumdur. Bu nedenle deprem bölgesine psikiyatrik destek verilmesi çok önemli.”   

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar: - sosyal içerik platformu - ETSY Blog - uygulama fikirleri - vize başvurusu islami sohbet müzik indir