tarımenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
28,8537
EURO
31,4928
ALTIN
1.893,13
BIST
7.948,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C
Pazartesi Az Bulutlu
11°C

Makine ihracatı ilk 7 ayda 14,2 milyar dolar

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafınca paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, bu yılın 7 ayı sonunda Türkiye’nin …

Makine ihracatı ilk 7 ayda 14,2 milyar dolar
18.08.2022 14:36
0
A+
A-

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafınca paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, bu yılın 7 ayı sonunda Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 14,2 milyar dolar oldu. Makine imalat sektörünün, AB endüstrisine entegrasyon seviyesinin yüksekliği ayrıca istikrarlı biçimde büyüyen üretim kapasitesi sayesinde artan ilgiyle karşı karşıya olduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği Kutlu Karavelioğlu, “Türkiye’nin makine ihracatı içinde Avrupa’nın payının son 5 yılda yüzde 55’den yüzde 60’lara kadar gelmesi ayrıca yükselişin euro-dolar paritesindeki düşüşe rağmen sürmesi, bu yönelişin en güçlü ifadesi” dedi.

Türkiye’nin makine ihracatı bu yılın 7 ayı sonunda, geçtiğimiz bu yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 artarak 14,2 milyar dolar oldu. Makine ihracatı miktar bazında ise yüzde 1,6 artarak 2,2 milyon tona yaklaştı. En fazla makine ihracatının gerçekleştiği iki ülke Almanya ayrıca ABD’ye yapılan satışların toplamı 2,5 milyar doları buldu. Makine ihracatının 518 milyon dolara ulaştığı Rusya’da geçtiğimiz bu yılın aynı dönemine göre yüzde 22,1 artış sağlayan sektör; İtalya, Birleşik Krallık ayrıca Fransa’ya ihracatta da 500 milyon dolar eşiğini geçmeyi başardı.

“Makine ihracatımızda Avrupa’nın payı yüzde 60’lara yükseldi”

Başlıca ihracat pazarlarında hâkim olan resesyon endişelerinin yerini yumuşak iniş beklentilerine bırakmasını ayrıca İkiz Dönüşüm özelinde zemin kaybetmek istemeyen bu ülkelerde makine teçhizat ihtiyaçlarının tekrardan hız kazanmasını umduklarını belirten Makine İhracatçıları Birliği Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Kış aylarıyla birlikte doğal gazda Rusya’ya bağımlı ülkelerde tasarruf planlarının gündeme geleceği ayrıca programlı elektrik kesintileri sebebiyle üretimde düşüşler yaşanacağı anlaşılıyor. Tedarikte bölgeselleşme stratejilerini pandemiden önce hayata geçirmeye başlayan Avrupa’nın, enerji arzında yüzleştiği birçok tehditle baş edebilmek için yakın coğrafyalara ihtiyacı çok hızlı artıyor. Makine imalat sektörümüz, AB endüstrisine entegrasyon seviyesinin yüksekliği ayrıca istikrarlı biçimde büyüyen üretim kapasitesi sayesinde, güçlü ayrıca güvenilir bir çözüm ortağı olarak artan ilgiyle karşı karşıya.”

Türkiye’nin makine ihracatı içinde Avrupa’nın payının son 5 yılda yüzde 55’den yüzde 60’lara kadar gelmesinin ayrıca yükselişin euro-dolar paritesindeki düşüşe rağmen sürmesinin, bu yönelişin en güçlü ifadesi olduğunu belirten Karavelioğlu, “Makine üretimindeki artışın geçen bu yılın aynı dönemine göre dünya genelinde yüzde 3’ün altında, Çin’de ise yüzde 1 civarlarında kaldığı ikinci çeyrekte, biz üretimimizi yüzde 14 artırdık. İç pazarda bazı belirsizlikler olsa da yaşanan daralmayı, uluslararası ölçekte büyük talep gördüğümüz bu dönemde dış ticaretle bertaraf etmek istiyoruz.”

“Alman rakiplerimiz 6 aylık stokla çalışır oldular”

Sanayicilerin eş zamanlı birçok sorunu yönetmek zorunda olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu tüm dünyada arz-talep dengesinin bozulduğunu belirterek şunları söyledi:

“Hammadde ayrıca elektronik komponentlerdeki arz yetersizliği, zincirlerde kırılmalar, ticaret yollarında kaymalar, her bölgede aksayan üretim ayrıca geciken teslimatlar, spekülatif lojistik maliyetleri gibi, pandemi esnasında ortaya çıkan sorunlara bu yıl Rusya-Ukrayna krizi ayrıca Asya bölgesindeki savaş senaryoları da eklendi. Sanayici bir tarafta üretim için gerekli malzemelerin temini zorunluluğunu yaşıyor, diğer tarafta neyi ne vakit bulamayacağını bilememe riskini yönetmeye çalışıyor.”

Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü verilerine göre, Almanya’da makine sektörünün ihtiyaç duyduğu malzeme kalemlerinin yüzde 90’ında eksiklik olduğunu belirten Karavelioğlu,şunları ifade etti:

“Pandemi öncesinde stokta 3 aylık malzeme bulunduran Alman işletmeler, şu an en az 6 aylık stoklarla çalışıyor. Belli süre için kendine yeterlilik sağlama amacıyla stoklama ayrıca ardından vakit kazanarak yerlileştirme eğilimi, bizlere has bir durum değil. Dünya, birkaç haftalık ham ayrıca yardımcı madde stoku ile imalat yapılabilecek günleri artık geride bıraktı, Tam Zamanında Üretim yöntemi tarihe karıştı. Bütün rakiplerimiz gibi, biz de bu yüksek maliyetli çalışma biçimine uyum sağlamak zorundayız.”

“KOBİ’ler için ihdas olunan fonlar KOBİ’lere bırakılmalı”

Karavelioğlu yüksek hammadde ayrıca enerji giderleri ortamında, stokların sanayici için yeni ayrıca kaçınılmaz bir maliyet kalemi oluşturduğuna işaret ederek şunları söyledi:

Küreselleşme sürecinde minimize edilen birçok maliyet kalemi dünya sınai üretimine misliyle geri dönüyor. Buna bir de Yeşil Dönüşüm çabaları eklendi. Çok daha pahalı bir dünyaya koşaradım gittiğimizi çok defa dillendirdik. Stoklu çalışma mecburiyeti, üretici açısından bir çarpan etkisi demek fakat maliyetler satış fiyatlarına hemen yansıtılamıyor. İmalatçılar artık üretim güçlerini koruyabilmek için stoklarını eritmeye değil, finansmana erişim imkanlarının artırılmasına ihtiyaç duyuyor. Ölçek büyüten makine imalat sektörümüzün ham madde ayrıca yarı mamul stoklarını son 2 yılda 4 milyar doların üzerinde artırmak durumunda kaldığını tahmin ediyoruz.”

Böyle bir ortamda, liralaşma gayretleriyle uyumlu olarak ihracatçıların Türk Lirası cinsi reeskont kredilerine ihtiyacının da hızla arttığına göze çarpan Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Yeni ekonomi modelimizde, Merkez Bankası faizinin enflasyondan ziyade seçici kredi genişlemesi hedeflediğini biliyoruz. Risk primlerinde gözle görülür iyileşmeler sağlandıkça sanayicilerin acil beklentisi, öncelikle kredi ayrıca finansman olanaklarında normalleşme ayrıca koşullu uygulamaların sona erdirilmesi olacaktır. Eximbank’ın bir an önce özlediğimiz finansman işlevlerine tekrardan kavuşturulacağını ümit ediyoruz. Türk Lirası cinsi reeskont kredilerinin hacminin de enflasyona ayrıca pandemi döneminde rekor biçimde artan yatırıma ayrıca üretime uygun biçimde ikiye, hatta üçe katlanması gerektiğine inanıyoruz. Bizi kaygılandıran nokta KOBİ’lerin finansmana erişimini sağlamak üzere ihdas olunan teminat fonlarının büyük işletmelere tahsisi özelinde ortaya çıkan ısrarlı taleplerdir. Sayıları yüzde 2’yi bulmayan büyük işletmelerin Eximbank kaynaklarının yüzde 85’ini kullanmakta oluşları, KOBİ’lerin ölçek büyütmesini güçleştiren bir vakadır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar: - sosyal içerik platformu - ETSY Blog - uygulama fikirleri - vize başvurusu