tarımenflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5819
EURO
18,3859
ALTIN
1.025,44
BIST
3.484,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Az Bulutlu
21°C

Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu: Yangın ihtimaline karşı bilinçli ve proaktif anlayış ile tedbirlerimizi almalıyız

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, ‘25 Eylül – 1 Ekim Yangından Korunma …

Türkiye İMSAD Başkanı Tayfun Küçükoğlu: Yangın ihtimaline karşı bilinçli ve proaktif anlayış ile tedbirlerimizi almalıyız
23.09.2022 16:06
0
A+
A-

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, ‘25 Eylül – 1 Ekim Yangından Korunma Haftası’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplumun yangına karşı güvenli yapı bilinciyle hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Tayfun Küçükoğlu, “Binalarda yangın güvenliğine dair tedbirlerin sorgulanması çok önemli. Binaların tasarımından yapımına kadar denetimin de içinde olduğu bütüncül bir sistem kurulmalı. Doğru malzeme, doğru uygulama ayrıca denetimle deprem, yangın gibi felaketlere karşı yapılarımızı güvenli hale getirebiliriz” dedi.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, pasif yangın güvenliği uygulamalarının önemini vurgulayarak, “Ülkemizde yapıların yangın güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarda öncelikle aktif koruma sistemleri (duman algılama, baskılama ayrıca söndürme sistemleri) düşünülmektedir. Oysa yangın güvenliği için yapıda yangının oluşma riskinin minimize edilmesi, yangının çıktığı bölümde belli bir süre hapsedilmesi ile hasarların azaltılması da hedeflenmelidir. Bu pasif önlemlerin yapının tasarım aşamasında alınması gerekir. Pasif yangın güvenliğinin sağlanması için tercih edilen malzemelerin uygunluğu, hem bina sahibinin aktif söndürme sistemlerine harcayacağı maliyeti düşürürken hem de bir yangın durumunda alevlerin yayılmasını engelleyecektir. Yapılarda yangın güvenliğini sağlayacak en temel unsurlar, malzeme ayrıca yapı elemanlarının doğru seçimi ayrıca projenin inşaat sürecinde doğru uygulanmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Yangın güvenliğine yönelik bir denetim mekanizması oluşturulması gerektiğini belirten Tayfun Küçükoğlu, “Projelerin işlevsel olarak hayata geçirilebilmesi için inşa edilecek yapıların kullanım amacına, tehlike sınıfına ayrıca bina yüksekliğine uygun yangın güvenlik tedbirleri alınmalıdır. Ve yangın dayanım testleri yapılmış sertifikalı malzemelerin kullanılması gerekmektedir. İnşa aşamasında pasif ayrıca aktif yangın güvenlik sistemlerinin imalat ayrıca montajları, yetkin kişi ayrıca kurumlar tarafınca yapılmalıdır. Bunun için meslek standartlarının geliştirilmesine, yetkin kişi ayrıca kuruluşların belgelendirilmesine ihtiyaç var. Projelerin, imalat ayrıca montaj safhalarında kontrollerinin sağlanması ayrıca yapım sürecinin tasarıma uygun olarak gerçekleştirilmesi şart. Özetle, doğru malzeme seçimi, doğru uygulama, doğru ayrıca zamanında bakım, denetim ayrıca doğru işletme, yangın güvenliği tedbirlerinin sürdürülebilirliği açısından bir bütün olarak değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

Binalarda tasarım, yapım ayrıca kullanım safhalarında alınması gereken tedbirler ayrıca malzeme standartlarının, 2015 tarihinde son revizyonu gerçekleşen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’le düzenlendiğini hatırlatan Tayfun Küçükoğlu, “Alınan önlemlerin sürekliliği ayrıca sürdürülebilirliği ancak bu hükümler ayrıca gereklilikler çerçevesinde yapılan uygulamalar sayesinde sağlanabiliyor. Mevcut yönetmeliğin güncel şartlara göre revizyonu büyük önem arz ediyor” dedi.

Tayfun Küçükoğlu, binalarda yangın kaçış yollarının doğru kullanımı da dahil olmak üzere temel yangın güvenlik konularında eğitim ayrıca acil durum senaryolarının oluşturulması gerekliliğinin altını çizdi.

Geçen yıl Türkiye’nin birçok bölgesinde çıkan orman yangınlarının, günler süren mücadele sonucu büyük güçlükle söndürüldüğünü hatırlatan Tayfun Küçükoğlu, “Bu acı deneyim toplum olarak tüm yangınlara karşı önleyici faaliyetleri hızlandırmamız gerektiğini ortaya koydu. Küresel iklim değişikliği, kentsel hayatın artan ihtiyaçları, yangın ihtimalini artıran kritik gerçekler. Yangın ihtimaline karşı yüksek duyarlılıkta, bilinçte ayrıca proaktif anlayış ile tedbirlerimizi almalıyız. Yangınlara karşı, söndürme tedbirleri kadar önleyici tedbirlere de önem vermeliyiz” dedi.

‘Derin yenileme’ sürecinde yangın riskleri dikkate alınmalı

Kentsel dönüşüm ayrıca derin yenileme adımlarının doğru değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tayfun Küçükoğlu, “Tesisat (elektrik, su), ısıtma-soğutma, havalandırma sistemleri, yalıtım dahil cephe sistemleri, seramik kaplamalar ayrıca vitrifiye, pencere-cam ayrıca çatı-baca sistemleri gibi geniş bir alanı ihtiva eden ‘derin yenileme’ sürecinde de yangın riskinin özellikle dikkate alınması gerekiyor. Eski teknolojiye göre elektrik tesisatı bulunan binalarda günümüz şartlarındaki elektronik aletlerin kullanılmasıyla yangın riski artıyor. Bu riskleri ancak derin yenileme ile bertaraf edebiliriz. Öte yandan çevre, enerji verimliliği ayrıca sürdürülebilir binalara sahip olma adına da binalarımızın farklı seviyelerde yenilenmesine ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Kentsel dönüşümü, bu noktada hem deprem, yangın gibi risklere karşı güvenli yapıların artırılması hem de sürdürülebilirlik açısından ele alıyoruz. Dünyada yeşil bina ayrıca sürdürülebilir malzemelerin kullanımına yönelik talep artarken, inşaat malzemesi sanayisinin sorumluluğu da artıyor. Enerji verimli, çevre dostu binalara eğilimin hız kazandığı bu süreçte, şehirlerimizi sürdürülebilir malzemelerle inşa etmemiz büyük önem taşıyor. Dolayısıyla sınırlı kaynaklarımızı daha iyi kullanarak ‘az ile çok’ anlayışı ile hareket etmeliyiz. Uzun vadeli bir planlama ile şehirlerimizde yaşam kalitesini destekleyen, sürdürülebilir yapıların sayısını artırmak için inovatif ürünler geliştirerek, daha sağlıklı, işlevsel, güvenli ayrıca doğayla dost şehirlerin inşası için çalışmalıyız. Türkiye’yi üretim üssü olarak düşünürsek, AB Yeşil Mutabakata uyum sürecinde önemli fırsatlar kapımızda bekliyor.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Sponsorlu Bağlantılar: hosting - blog